“Yıllar boyunca aynı şehirde yaşadığın, aynı sokaklarda gezdiğin ortak bir çok arkadaşının olduğu biriyle yıllar sonra karşılaşmış olsan ne hissederdin? İnsanları bir birine bağlayan o geçmişte yaşadığının tanıdık duygular mıdır yoksa gelecekte birlikte oluşturacağın yeni anılar mı?
Ara Güler’in de dediği gibi midir hayat? “…Rast gele çekilen fotoğraflar daha güzel çıkar tesadüfen tanışılan insanlarla daha mutlu oluruz, kıyıda köşede uyuklamak uykunun en tatlısıdır, plansız geziler daha güzeldir, her şeyin kendiliğinden dolanı güzeldir”
2010 yapımı Ömer Faruk Sorak ve İpek sorak imzalı Aşk Tesadüfleri Sever filmi yıllar sonra karşılaşan Deniz ve Özgür’ün hem bir birlerine hem de yaptıkları işlerine olan tutkularını konu alıyor.
1977 yılında Ankara’da aynı hastanede doğan Özgür ve Deniz, çocukluklarının bir döneminde yazı birlikte geçirirler. Ancak hayat onları aynı şehirlerde yaşatsa da 25 yıl boyunca karşılaştırmamıştır. 30’lu yaşlarında Özgür’ün fotoğraf sergisinde Deniz’in kendi çoculuk fotoğrafını görmesiyle yeniden bir araya gelirler. Tesadüf bu ya yıllar önce Deniz’in hayatta olmasına Özgür’ün babası vesile olmuştur, yıllar sonra Özgür’ün ise Deniz..
Klasik romantik film tadında olan Aşk Tesadüfleri Sever filmi flashbacklerle 80’lerin sonu 90’ların başında ki sosyo ekonomik düzeyi, aile ve mahalle ilişkilerini kadının ve erkeğin evdeki rollerini ve o rollerde büyüyüne neslin filmin çekildiği dönemde ki hayata bakışını da yansıtmakta. Her iki ana karakterin de aile yapısı geleneksel ve ataerkil bir yapı. Özgür küçüklüğünden beri rockstar olmak istemekte ancak ailesi hastalığından dolayı buna karşı çıkmaktadır. Özgür hayalleri için büyük bir adım atma kararı aldığında ise babası ile tartışır.Ancak babası ile barışması babasının bıraktığı bir ses kaydıyla özür dilemesinden ve hayattan ayrılmasından sonra olur. Deniz ise oyuncu olmak istemekte ancak babası buna şıddetle karşı çıkmaktadır. Ayrıca Deniz’in dedesine gitmesini istemeyen baba kızına bakması için annesinin işten ayrılması gerektiğini söyler. Babasının, daha rahat bir yaşam ve kızının eğitimi için çalışmak zorunda olduğunu söyleyen anneye tavrı ise çok sertolmuştur. Ataerkil toplumlarda erkeğin evin direği olduğu, kadından daha fazla kazanması gerektiği aksi durumda ise aile yapısının bozulacağı inancı hakimdir. Günümüzde bu anlayış her ne kadar azalsa da zaman zaman toplumun bazı kesimlerinde yeniden gündeme gelmekte ve kadın ve erkeğin toplumda ki statüleri ile ilişkileri arasında bir bağlantı yapılmaya çalışılmakta. Filmde de Deniz’in Özgür ile yeniden karşılaşmasından önceki ilişkide Burak( Deniz’in sevgilisi) Deniz’in oyuncu olmasına sessiz bir biçimde karşı çıkmata ve ailesine de Deniz’in oyunculuğu bırakacağı yalanını söyler. Ancak Deniz ve Özgür gerek ailelerine gerekse çevrelerine kendi tutkuları için karşı çıkar ve yaptıları işte başarılı olurlar.
Film tesadüflerin yanı sıra Bülent Ortaçgili’in ünlü şarkısı “Eylül Akşamı” na klip niteliğinde. Şarkı sözleri ile ana karakterlerin hayatları ve karşılaşmalarına kadar geçen süre şarkıdan esinlenilmiş. Bu filmin çekilmesinin 6 yıl sonrasında Sezen Aksu’nun şarkılarından oluşan ” O Kadın” filmine de esin kaynağı olmuş olabilir.
Sonuç olarak film zaman zaman filmin adında tesadüf geçiyor diye bu kadar tesadüf de olur mu diye düşündürüyor. Ama Bülent Ortaçgil şarkıyla o düşünceleri alıp gidiyor;
“…Aynı anda aynı sessiz geceye doğru
İçim sıkılıyor demişizdir
Aynı sabaha uyanırken kim bilir?
Aynı düşü görmüşüzdür
Olmaz mı? Olabilir…”
