Nar

Ümit Ünal imzalı film beş kişinin kesişen hikayesini anlatmaktadır. Oyuncu olan Deniz ve filmin ilerleyen zamanlarında sevgilisi olduğu anlaşılan Asuman’ın evine falcı bir kadının gelmesiyle yaşanan yüzleşmeleri anlatmaktadır. Film Birhan Keskin’in “dürtme içimdeki narı/ üzerimde beyaz gömlek var…” dizeleriyle başlamaktadır.

Nar bir çok inanışta çeşitli öneme sahiptir. Antik Mitolojiye göre nar; Tanrıça Hera’ya adanmıştır. Aynı zamanda Afrodit’in de kutsal meyvesi olduğu söylenmektedir. Nar meyvesi ve çok sayıda tohum ve kırmızı rengiyle kadının üretkenliğinin de sembolize etmektedir. (Hasan Torlak,2011)

Yahudi inancına göre nar; doğruluğu simgeler. Bir inanca göre Adem ile Havva’nın yasak meyvesi elma değil nardır.  Bu yüzden de Hıristiyanlar’ın dini süslemelerinde nar sıklıkla kullanılmaktadır.  Papaz giysileri, oda duvarlarına asılan dinsel süsleme kumaşlarda ve metal işlerinde nar motiflerine rastlanmaktadır. (Hasan Torlak,2011)  Kur’an’da nar sözcüğü üç kez geçmektedir.  Enam Suresi 99 ve 141. ayetlerinde, Rahman Suresi 68. ayetinde geçmektedir. Ikisinde Allah’ın yarattığı güzel şeylerin bir örneği olarak anlatılmaktadır.

Dini ve mitolojik anlamlarının yanı sıra nar bir bütün olarak ele alındığında toplumu simgelemektedir. Tanelerini bir arada tutan şey üzerindeki zarıdır. Zarın yırtılmasıyla parçalar bir anda dağılır. Dağılan parçalarda aslında her birinin farklı olduğu ortaya çıkmaktadır.  Filmdeki karakterler de toplumun birer parçası ancak her birinin farklı inançları var. Biri bilme inanmakta, biri batıl güçlerine bir paranın gücüne bir diğeri de kendi hayal gücüne inanmaktadır.

Fal filmin ana konusunuymuş gibi görünmekte ancak yalnızca olayların başlama nedenidir. “kahve falı için kahve miktarı önemlidir. Kahveyi fazla kaçırırsan telve çok olur falın karanlık çıkar, az olursa falda bir şey çıkmaz.” Falcının eve gelmesiyle beraber Deniz merakına yenik düşer ve kendisini Asuman olarak tanıtır.  Bu da kişilerin değil de yer aldıkları sınıfların önemli olduğunu ve herkesin her zaman her yerde aynı rolü oynayabileceğini ve adaletsizliğin hiç değişmeyeceği olarak okunabilir. ( Süleyman Demirel Üniversitesi Dergisi)

Film Dostoyevski’nin Suç ve Ceza adlı eserinde olduğu gibi bir adalet arayışını anlatmaktadır. Falcı kadın başına gelen kötü olayın sorumlusunu doktor Asuman olarak görmekte ve kendi yöntemleriyle onu cezalandırmak istemektedir.  Asuman karakteri yönetici konumuna bir kadının gelmesinin ne kadar zor olduğunu ve yönetici konumuna gelen kadının bu konumunu koruyabilmesi için harcadığı çabanın özel yaşamını da etkilediğini göstermektedir. İktidara eril bir bakış açısı vardır.

Filmde beş farklı kadın karakter bulunmaktadır. Ancak iki tanesi sadece temsil edilmekte gösterilmemektedir.

Deniz’in falcı kadının verdiği ilaç yüzünden kısa süreli felç olması onun duygusal zayıflığını ve güçsüzlüğünü vurgulamaktadır.