Bir Çocuk Neden Minyonlar’ı İzlememeli?

Çılgın Hırsız’da yan karakter olan Minyonlar filmde çok sevilince ana karakter olarak “Minyonlar” adında Universal Pictures ve Illumination Entertainment ortak yapımı ile 2015 yılında seyirci ile buluştu.

Hedef kitlesi çocuk olmasına rağmen film bir çok açıdan çocuklar için olumsuz olabilecek görüntülere ve daha önemlisi fikirlere sahip. Peki bu fikirler ne ve bu Minyonlar kim?

Konuştukları dile bakılırsa bir anlam ifade etmeyen hecelerden oluşan bir kurgulanmış gibi görünen Minyonlar’ın dili dikkatli dinlenildiği zaman hemen hemen her dilden belirli kelimeleri aldığı görülüyor. Yani Minyonlar dünyada yönetilen bütün insanların temsili. Karakteristik özellikleri incelendiğinde Minyonlar’ın her biri dünyadaki insanlardan biri. Kurtarıcı olarak yola çıkan üç Minyondan biri hiç kimse tarafından istenmeyen, dışlanan bir karakter. Boy olarak da diğerlerinden küçük. Toplumdan dışlanan, toplum kurallarına göre hiç bir işte başarı gösteremeyen, hep alay konusu olan insanların vücut bulmuş hali bu küçük Minyon.

Film “bir patron bulmak kolaydı ama aynı patronla devam etmek zordu” sözleriyle başlıyor. Kapitalist sisteme bakıldığında herkes iyi veya kötü bir şekilde geçimini sağlamak için bir yerlerde işe giriyor ancak aynı işte – filmin tabiriyle aynı patronla- çalışabilmek için  ya köle gibi çalışmak gerekiyor ya da ucuza çalışmak.

” Patronlarını mutlu etmek en büyük gayeleri ama onun dışında da zevk aldıkları başka şeyler olmadığını düşünmeyin.” hikaye anlatılırken kullanılan diğer bir cümle. Modern zamanda insanlar işlerinden artan vakitlerinde hobilerine sığınıyorlar. Ya da bir şekilde birileri onlar için hobi yaratıyor.

Bir sığınağa yerleşen Minyonlar, koro kurup şarkı söylüyor, buz pateni gibi spor faaliyetlerinde bulunuyorla. Tıpkı Sovyet Rusya’sında olduğu gibi sanat ve spor gelişme gösteriyor. Her işi ortak yapıyorlar, belirli bir yöneticileri yok herkes eşit. Komünizmde olduğu gibi ancak belirli bir süre sonra Minyonlar bu durumdan sıkılmaya başlıyor ve onları bu durumdan kurtaracak birileri gerekiyor. Yani insanların başında illa bir yönetici olması gerekiyor. Film bundan sonra başlıyor üç Minyon kendilerine efendi bulmak için yola çıkıyor ve filmin sonunda aradıkları efendiyi buluyorlar.

Film başından sonuna kadar kapitalizm övgüsü içerisinde ve başlıca söylemleri;

  • Kendi kendini idare edemezsin mutlaka bir topluluğa ait olmasın ve o toplumun bir yöneticisi olmalı. Sen bir yönetici olamazsın. Çok iyi bir köle olursun ve sistemin yürümesi ancak senin köleliğin sayesinde olur.
  • Eğer bir gün efendine karşı çıkıp sınıf atlamak istersen başına bir sürü kötü şey gelir efendinin (patron ya da yönetici) güvenini sarsarsın ve kendine yeni bir efendi bulmak zorunda kalırsın. Sonuçta sen sadece köle olmak ve başkalarını mutlu etmek için varsın.
  • Ancak kötü olursan ayakta durabilirsin. Kötü olursan ve çok paran olursa itibar sahibi olursun diğer türlü kimse seni insan yerine koymaz. Kendine ait zevklerin olsa da başka şeyler yapmaktan zevk alsanda bunu yalnızca hobi olarak yapmalısın. Sonuçta sistem ne derse ne isterse sen osun. Ağustos Böceği ve Karınca hikayesi gibi eğer sadece zevk aldığın işi yaparsan yok olmaya mahkumsun.

Sonuç olarak film hedef kitlesini çocuk olarak seçerek bilinç altında modern dünyanın mutsuz insanlarını yetiştirmeyi amaçlıyor.

 

 

 

Bir Çocuk Neden Minyonlar’ı İzlememeli?” üzerine 2 yorum

  1. metalkedi dedi ki:
    Simulakrum adlı kullanıcının avatarı

    filmin hikayesi üzerine çözümlemelerini, çıkarımlarını gayet isabetli buldum. tebrik ediyorum. bu arada, nadiren yazıyor gibisin, umarım daha sık paylaşımlarda bulunursun.

    Beğen

Yorum bırakın